Kitap hakkında
Bahar kokularıyla dolup taşan bir avluda, özgürlüğün hayalini kuran yürekler atıyor. Tutuklu mektupları, bu sessiz avlunun duvarlarına yaslanıp unutulmuş anıları fısıldıyor; hasret, parmaklıkları zorlayan bir çığlık gibi yükseliyor. Her sabah, narin bir nergis çiçeğinin açtığı bu köşede, bir kadın sözcüklerle dans ediyor – kelimeler, özlemle yoğrulmuş birer ezgi gibi havada uçuşuyor. Avlunun adı: "Yalnızlığın Avlusu". Burada, her sabah iki fincan kahveyle başlıyor gün; zeytin desenli bardaklardan süzülen sıcaklık, rüzgârla karışan reyhan kokusuna karışıyor. İçilen her yudum, uzaklarda kalan bir hayata, kırılmamış umutlara doğru uzanıyor.