Kitap hakkında
Acının ve direnişin iç içe geçtiği bu satırlarda, bir yürek kendi yaralarını anlatırken aynı zamanda bir halkın sessiz çığlığını duyuruyor. Dağların soğuğunda, nehirlerin kıyısında büyüyen umutlar, zulmün gölgesinde solup giderken bile kök salmaya devam ediyor. Yazar, kendi canından parçalar kopararak kurduğu bu metinde, Kürtlerin mücadelesini bir avuç toprak, bir damla su kadar doğal ve vazgeçilmez kılıyor. Acımasızlığın ortasında bile yeşeren umut tohumları, okuyucuyu derin bir sorgulamaya davet ediyor: İnsanlık, ne zaman kendi yıkımının mimarı olmaktan vazgeçecek? Her kelime, bir isyanın, her cümle, bir ağıdın izlerini taşıyor; ama bu ağıt, aynı zamanda yeniden doğmanın da habercisi.