Kitap hakkında
Pemra Oğuz’un kaleminden dökülen *Josef*, sınırları zorlayan bir evrende geçiyor; burada aşk, zehirli bir oyun gibi, ilişkiler ise bilinçli bir meydan okumaya dönüşüyor. Yazar, kendi kurduğu bu labirentte, tutkunun acımasız yüzüyle yüzleşirken, kahramanlarını en çıplak halleriyle konuşturuyor. Kimisi sahtekâr, kimisi yıkık, kimiyse zehrini kusmaktan çekinmeyen bu karakterler, romantizmin gölgesinde birer savaşçı gibi dolaşıyor.
Oğuz’un dünyasında küstahlık bir erdem, duygusallık ise gizli bir savunma mekanizması. Şeytanlar, cinsiyetsiz ruhlar, ruhunu bir sigaraya satmış figürler ve ölü seviciler, bu kaotik alanda birbirleriyle çarpışıyor. Her satır, okuru gerçeğin ötesine taşıyan bir yolculuğa davet ediyor; acı, arzu ve ihanetle örülü bir yolculuğa.
Oğuz’un dünyasında küstahlık bir erdem, duygusallık ise gizli bir savunma mekanizması. Şeytanlar, cinsiyetsiz ruhlar, ruhunu bir sigaraya satmış figürler ve ölü seviciler, bu kaotik alanda birbirleriyle çarpışıyor. Her satır, okuru gerçeğin ötesine taşıyan bir yolculuğa davet ediyor; acı, arzu ve ihanetle örülü bir yolculuğa.