Kitap hakkında
Ceylan Yayla’nın ilk romanı *Kadınadam*, yazma eyleminin kendisiyle hesaplaştığı bir sahne gibi. Anlatıcı, yazar, kadın, erkek, hayalet... Hepsi birbirine karışan, ayrıldıkça daha da iç içe geçen gölgeler olarak beliriyor sayfalarda. Okudukça gördüğün şeyin ne olduğunu anlamak zorlaşıyor; çünkü aslında hiçbir şey görmüyorsun, sadece bir yansımanın parçalarını yakalıyorsun. Ruh bedenden kopmuş, evrenle birlikte akıyor sanki. Karanlıkla aydınlık, kaosla düzen iç içe geçiyor. Kimi zaman dehşete kapılıyorsun, kimi zaman ise bu karmaşanın içinde kaybolmanın tuhaf bir rahatlığını hissediyorsun. "Ben kimim, sen kimsin, o kim?" soruları, yanıtsız kalacakmış gibi geliyor. *Kadınadam*, okuru kendi sınırlarını zorlamaya davet eden, alışılmışın dışında bir deneyim sunuyor.