Kitap hakkında
Dönüşü, umduğu gibi karşılanmadı. Yıllar önce terk ettiği topraklarda, bir zamanlar "ölmüş" saydığı akrabalarından eser yoktu; abisi bile yüzünü çevirmişti. Eski dostları ya uzaklara savrulmuş ya da bu dünyadan göçüp gitmişti. Eşi, hasretin ve yalnızlığın pençesinde can vermişti. Oğlu ise önce dedesiyle büyümeye başlamış, sonra abisinin kanatları altında büyüyüp serpilmişti. Yıllar sonra, bir gün ansızın çıkageldi babası. Çocuk, artık adam olmuş evladı, sarıldı ona. Hem ağladı hem bağırdı; öfkeyle karışık gözyaşları sel oldu. "Neden?" diye sordu içinden, biliyordu ki babası, onu terk ettiğinde aklı başındaydı. Her ayrılık, bir yara açar; her hasret, o yarayı daha da derinleştirir. Baba gittiğinde, anne de yarım kalır; anne yarım kaldığında ise çocuk, ömür boyu taşıyacağı bir acıyla baş başa kalır. O kırgınlık, o boşluk, toprak bedeni sarmalayana dek hiç geçmez.