Kitap hakkında
Zaman, insanın en büyük yalanını besleyen bir döngüye dönüşmüş durumda. Her adımda geriye bakıp "keşke" diye hayıflanırken, aslında farkında olmadan kendi gerçeklerimizi inşa ediyoruz. Çoğunluğun "normal" dediği şey, bir süre sonra baskıya dönüşüyor; alışkanlık haline gelen bu baskı, zamanla nefreti doğuruyor. İnsan, ait olma arzusuyla kendi zincirlerini sağlamlaştırırken, farklılıkları ezmeyi bir hak olarak görmeye başlıyor. Kutuplaşmanın tohumları da işte bu noktada atılıyor.
*Kafamdaki Gerçek*, kaybettiği eşini geri getirmek için zamanın sınırlarını zorlayan bir bilim insanının hikâyesini anlatırken, aslında insanın kendi zihninde yarattığı gerçeklerle nasıl köleleştiğini gözler önüne seriyor. Bilim kurgu kılıfının altında, toplumsal normların, aidiyetin ve baskının insan ruhunda açtığı yaraları sorguluyor. Her sayfada, "normal"in ardındaki kaosu ve insanın kendi elleriyle ördüğü hapishaneyi görmek mümkün.
*Kafamdaki Gerçek*, kaybettiği eşini geri getirmek için zamanın sınırlarını zorlayan bir bilim insanının hikâyesini anlatırken, aslında insanın kendi zihninde yarattığı gerçeklerle nasıl köleleştiğini gözler önüne seriyor. Bilim kurgu kılıfının altında, toplumsal normların, aidiyetin ve baskının insan ruhunda açtığı yaraları sorguluyor. Her sayfada, "normal"in ardındaki kaosu ve insanın kendi elleriyle ördüğü hapishaneyi görmek mümkün.