Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKafkaslar Ağlıyor! 2 Kasım 1943 Kafkas - Karaçay Halkının Topyekün Sürgününün Hazin HikayesiHalimat Bayramuk

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Kafkaslar Ağlıyor! 2 Kasım 1943 Kafkas - Karaçay Halkının Topyekün Sürgününün Hazin Hikayesi PDF Ekitap İndir

Halimat Bayramuk · Yazar

KAFKASLAR AĞLIYOR !.. (14 YIL) 2 Kasım 1943 Kafkas - Karaçay Halkının Topyekün Sürgününün Hazin Hikâyesi Karaçay halkının kara günü, 1943 yılı iki Kasım çarşamba günü sabaha karşı başladı... Bu taşlı yerde asırlardan beri kök salarak yaşayan Elburus’un masum e...

Sayfa
320
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
SEBİL YAYINEVİ
ISBN
9789755800929
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

KAFKASLAR AĞLIYOR !.. (14 YIL) 2 Kasım 1943 Kafkas - Karaçay Halkının Topyekün Sürgününün Hazin Hikâyesi Karaçay halkının kara günü, 1943 yılı iki Kasım çarşamba günü sabaha karşı başladı... Bu taşlı yerde asırlardan beri kök salarak yaşayan Elburus’un masum evlatlarını bugün köklerinden kopardılar… Kamyonlar hareket etti… Bu zaman parçası Gokka'ya canın tenden ayrılması gibi geldi. Bütün bu faciaya şahit olan Kafkasları gecenin karanlığı örtmüştü… Kafkaslar da, kendileri için canlarını feda eden evlatlarının ardından sessiz sessiz ağlıyorlardı. Karaçay'ın evlerinden yayılan hayat ışığı artık sönmüştü... Vagonların içleri kaynaşıyor, insanlar birbirlerini çiğniyordu. Duyulan tek ses feryat figan ve bedduaydı... Bu facianın düşünülerek, taşınılarak tertiplendiğinin kanıtları ise apaçık ortada duruyor: Yeni çekilen demir yolu, yüzlerce ranzalı tahta vagon, Studabaker kamyonlar, silahlarını silahsız insanlara doğrultmuş binlerce kara kaputlu asker. Yeryüzünde bir benzeri görülmeyen bu zalim plan acaba kimin kafasından çıktı? Katarın tekerlekleri demir raylarda takırdıyor, tahta vagonlar da durmadan çatırdıyordu, içindeki insanlar artık suskundu: Açlık, uykusuzluk, yataklarında terkedilen çaresiz hastalar, ailelerinden ayrı düşmüş çocuklar, analar, babalar... Bütün bu acılar felaket kurbanlarının dayanma gücünü kırmış, ne yapacaklarını, ne söyleyeceklerini bilemez hale getirmişti… Bu tahta döşemeye serilip yatan insanların ne bugünlerine ne de yarınlarına güvenleri vardı. Bunların da bir dünleri vardı. Ya şimdi?... Açlık, susuzluk, soğuk, hayatî ihtiyaçlar... Katar sarsılarak durdu. İnsanlar kaynaşmaya başladılar: Çok sıkışmış olanlar, başkalarının üzerinden atlayarak kapıya doğru koştular ve kapı açılır açılmaz, sıçrayıp sıçrayıp yere atladılar ve vagonların altına girdiler, orada yer bulamayanlar da çaresiz meydana çöktüler. Katardan inen bütün insanlar gurk tavuklar gibi yerlere çökmüşlerdi. Çevrelerini sarıp duran otomatlılara kimsenin aldırdığı yoktu... Vagonlardan sedye ile ölüler indirildi. Yine kefenlik kumaşları uzatıyorlar, bununla da kalmayarak parası olanlar "devir" yaptırmak üzere para da veriyorlardı. Bilmiyorlardı ki bu ölülere kefen biçilmeyecek, devir-dua yapılmayacak, usulüne göre kabir de kazılmayacaktı… - Vagonlara binin! -diye buyruk verildi. Soğuktan kavrulan insanlar vagonlara doluştular. Yine tekerlekler demir raylarda takırdıyor, yine vagon tahtaları durmadan çatırdıyor ve yol felaketzedeleri meçhul bir istikamete alıp götürüyordu…
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗