Kitap hakkında
Neslihan’ın yüzünde şaşkınlık ve buruk bir gülümseme belirdi; gözlerindeki nemi saklamak istercesine ufka çevirdi bakışlarını. Sessizce, titrek bir sesle teşekkür etti bana. Melek abla ise kır çiçeklerini görünce sevinçten elimi öpüp alnıma sıcak bir öpücük kondurdu. Aylar sonra, tek bir zarf içinde iki ayrı mektup geldi: biri Neslihan’dan, diğeri Melek abladan. İkisi de beni hiç duymadığım kadar içten bir isimle andılar: *Kâğıttan geminin kaptanı*. Bu söz, yıllardır duyduğum en anlamlı hitap oluverdi.