Kitap hakkında
Sabahattin Ali’nin bu eserinde, özgürlüğün acı veren ironisi anlatılır. Dört duvar arasında geçen bir hayat, kimi zaman kapalı bir hücrede sessizliğe mahkûm olmaktan daha ağırdır. Asıl işkence, hürriyetin nefes alabileceğiniz kadar yakınında, ama ona asla dokunamayacak kadar uzakta olmaktır. Dışarıda dalgaların sesini duymak, denizin kokusunu hayal etmek ve aradaki kalın taş duvarlara bakarak umutsuzluğa kapılmak... Bu, bir mahkûmun her gün yaşadığı sessiz çığlıktır. Yazar, insanın içine işleyen bu çaresizliği, sade ama etkileyici bir dille aktarırken, özgürlüğün sadece bir mesafe değil, aynı zamanda bir ruh hali olduğunu hatırlatır.