Kitap hakkında
İnsanlar çoğu zaman "iyi" olana değil, tanıdık acılara sığınır. Çünkü verilen sevgi, gösterilen değer, zamanla ağırlaşan bir yük gibi gelir. Bir ömür sürmesi gereken huzuru, anlık tüketmeyi tercih eder; karşısındakini tüketerek, ahlar içinde yaşamayı seçer. Gözler hep bedenlere takılır, o bedenlerin kendilerini sevmesini, ilgi göstermesini umar. Beklentiler gerçeklerle çarpıştığında ise hayal kırıklığı, ruhsal yaralar ve şiddetle yüzleşilir. Ancak yaralar kanamaya başladığında fark edilir ki, reddedilen o "iyi" ruhlar, aslında iyileştirmeye en çok ihtiyaç duyulanlardır. Âşık olunan bedenlere, arzulanan ruhu yerleştirmek mümkün değildir; o ruh ya dar gelir ya da taşar. Yaşanan acıların, çevredeki sevdiklerin zarar gördüğü anların ardından, belki de en büyük hata, başlangıçta doğru ruhu seçememektir.