Kitap hakkında
Yetmişli yılların o çalkantılı döneminde, umutla yola çıkan bir nesil, kendi elleriyle örülmemiş bir geleceğin tuzağına düştü. Hak mücadelesi adına atılan adımlar, bir anda hayatta kalma savaşına dönüştü. Sistem, gençliği kendi gerçeğinden kopararak, onlara dayattığı sahte bir dünyada boğdu. İhanetler, kayıplar, vazgeçişler... Bu toprakların belleğinde derin bir yara olarak kalan o günlerde, herkes kendi kaderiyle baş başa kaldı.
Bugün hâlâ aramızda dolaşan, sessizce varlığını sürdüren o "gömülü" ruhlar, aslında bir dönemin acı tanıkları. Zamanın hızına yetişemeyen, nefes nefese bir varoluş mücadelesi veren insanlar, kendi benliklerini kaybetme pahasına sistemin oyununa geldiler. Küresel güçlerin ustaca kurguladığı algı yönetimi, onları bir örümcek ağının içinde kıpırdayamaz hale getirdi. Şanssızlık değil, planlı bir tuzak söz konusuydu; her şey öngörülmüş, her adım hesaplanmıştı.
Bugün hâlâ aramızda dolaşan, sessizce varlığını sürdüren o "gömülü" ruhlar, aslında bir dönemin acı tanıkları. Zamanın hızına yetişemeyen, nefes nefese bir varoluş mücadelesi veren insanlar, kendi benliklerini kaybetme pahasına sistemin oyununa geldiler. Küresel güçlerin ustaca kurguladığı algı yönetimi, onları bir örümcek ağının içinde kıpırdayamaz hale getirdi. Şanssızlık değil, planlı bir tuzak söz konusuydu; her şey öngörülmüş, her adım hesaplanmıştı.