Kitap hakkında
Çanakkale’ye yeni bir başlangıç umuduyla gelen Halit, akademik geçmişiyle övünen bir sanat tarihçisi. Ancak sakin bir yaşam arayışı, beklenmedik bir karmaşanın içine sürüklüyor onu. Eski Ahit’teki ilk cinayet öyküsü, Kabil’in Habil’i öldürüp cesedini saklamak için çırpınışı, aslında insanlığın ölümle kurduğu ilişkinin ilk ipuçlarını veriyor. Ölü, sadece bir beden değil; hastalık, koku, korku demek. Onu gömmek, hem fiziken kurtulmak hem de zihnen kabullenmek anlamına geliyor. Peki ya katil, cinayeti gizlemek için ne yapar? Halit’in karşısına çıkan olaylar da tam burada düğümleniyor. Cesedin izini sürmek, aslında katilin izini sürmek demek. Çünkü her ölüm, ardında bir saklama çabası, bir yalan, bir korku bırakır. Çanakkale’nin sessiz sokaklarında, geçmişin gölgesi bugüne uzanıyor.