Kitap hakkında
Deniz kıyısında, güneşin acımasızca kavurduğu bir öğlen vakti, bir baba ve oğlu yan yana yürüyordu. Çocuğun parmakları, babasının avucunda kaybolmuş gibiydi; küçücük, kırılgan. Baba, terlemiyordu. Sanki içindeki her şey donmuştu. Karısını kaybetmişti kansere, şimdi de oğlunun aynı kaderle sınandığını öğrenmişti. Ameliyat masası, belirsizlikle dolu bir kapı gibi önlerinde duruyordu. Martılar çığlık atıyor, vapurlar dalgaları yararak ilerliyor, kent telaşla nefes alıyordu. Ama onlar için dünya, sadece iki kişi ve sonsuz bir gökyüzünden ibaretti. Hayat, bir çocuğa umudu anlatmanın ne kadar zor olduğunu gösteriyordu. Her şeyin ötesinde, bir yerlerde bir Tanrı var mıydı? Yoksa geriye kalan sadece bu sessiz yürüyüş müydü?