Kitap hakkında
Toprağın susuz kaldığı, güneşin bile yüzünü çevirdiği bir diyarda doğmuşum ben. Adım kara çilek, ama kırmızım çoktan çalınmış; rengimi, tadımı, hatta umudumu karartmışlar. Köklerim en kurak topraklara tutunmaya çalışırken, üzerimden geçen ayaklar izlerini bırakmış. Yağmur damlaları düşmemiş üzerime, yeşilim zamansız açmış, buzların arasında tat vermişim acı acı.
Her soluk alışımda bir hırsızlık sezmişim: kırmızıdan çalıp siyaha boyamışlar beni. Adım öyle konmuş, öyle kalmış. Gelip geçenler ara sıra bakmış, çoğu unutmuş. Şimdi insan sesleri bile ürkütüyor beni. Karanlıkla beslenmiş umutlarımın yeşili, hayal meyal hatırladığım ayak izleri... Yapraklarımı koparıp ezdiklerini gördükçe, yalnızlığımın derinliği daha da artıyor.
Her soluk alışımda bir hırsızlık sezmişim: kırmızıdan çalıp siyaha boyamışlar beni. Adım öyle konmuş, öyle kalmış. Gelip geçenler ara sıra bakmış, çoğu unutmuş. Şimdi insan sesleri bile ürkütüyor beni. Karanlıkla beslenmiş umutlarımın yeşili, hayal meyal hatırladığım ayak izleri... Yapraklarımı koparıp ezdiklerini gördükçe, yalnızlığımın derinliği daha da artıyor.