Kitap hakkında
Taşın hafızası suya düşen her sekmede yeniden canlanır; su, onu her seferinde aynı coşkuyla kucaklar, biliyordur ki bir gün her şeyin dibi, o gri ve soğuk adreste buluşacağını. Taş, kum olacağını doğduğu andan bilir, içindeki çölü sessiz bir sancı gibi taşır. Ben ise unutmayı öğrenmiştim, ta ki unutmayı bile unutana dek. Aramıza savaşlar, takvimler, dönen mevsimler girdi; kızgın cemreler surlardan üzerimize döküldü. İnsanlık, lirizmini yitirdiği bir çağa savruldu. Artık bakkal mutluluğunun, harçlık günlerinin tadını hatırlamıyorum bile. Taşlar anımsar belki, ama ben çoktan unuttum.