Kitap hakkında
Coğrafi keşiflerin ardında yatan gerçek, altın ve güç hırsının insanlık üzerindeki yıkıcı izleriyle dolu. Yeni kıtaların zenginlikleri, Avrupa’nın görkemli saraylarını ve katedrallerini süslerken, yerli halklar köleleştirildi, kültürleri silindi, toprakları yağmalandı. Kalküta’nın sokaklarında, batı uygarlığının refahı için didinen yoksullar, sömürgeciliğin acımasız yüzünü gözler önüne seriyor. Montaigne’in deyişiyle, "İnciler ve biberler uğruna" milyonlarca can yok edildi, şehirler yerle bir edildi. Bu kitap, keşiflerin parıltılı hikâyesinin ardındaki karanlığı; açgözlülüğün, şiddetin ve yıkımın izini sürüyor. Sömürgeciliğin sadece bir "uygarlık getirme" iddiası olmadığını, çıkarların körüklediği bir vahşet olduğunu ortaya koyuyor. Tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş bu gerçekler, bugün bile yankısını sürdürüyor.