Kitap hakkında
Sina, bir an olsun durup nefes almayı unutmuş gibiydi. Evrenle bütünleştiğinde harcadığı güç, aslında kendi özünden taşan bir enerjiydi. Gerçek benliğiyle yüzleşirken, bu yolculuğu izleyenler onun cesaretine hayran kalıyordu. Ama Sina’nın durması gerekiyordu artık. "Duramıyorum Penenna!" diye fısıldadı içindeki ses. Sanki tüm bağımlılıkların ötesinde bir şeyler onu çekiyordu. "Ben evrenin kalbinde atan nabız gibiyim," diye düşündü. Zihnini saran uğultu giderek büyüyor, bu bedeni ruhunun titreşimine uydurup boşluğa bırakmak istiyordu. Ne var ki Adah’a karşı duyduğu sorumluluk, onu bu karardan alıkoyuyordu. Dünyanın ışığını söndürmenin getireceği o tarifsiz güç duygusu, bir an için cazip gelse de, içindeki ses onu geri çekiyordu.