Kitap hakkında
Yağmurlu bir akşam, camdan sokağın ıssızlığına dalıp gitmişken gözüm bir gölgeye takıldı. Lambanın altında duran o siluet, başını eğmiş, rüzgârla savrulan saçlarının altında gizemli bir duruş sergiliyordu. Bir an duraksadı, sonra incecik bacaklarını soğuğa aldırmadan kaldırıma bıraktı kendini. Zamanın nasıl geçtiğini unutmuştum; cama vuran damlaların sesi eşliğinde ona bakakaldım. Sıcak evim, kitaplarım, alıştığım düzen bir anda uzaklaştı. Yağmur hızlandıkça o da başını gökyüzüne çevirdi. Yüzüne düşen damlalarla karışan kan, pembe izler bırakarak süzülmeye başladı. Gözlerini sımsıkı yummuş, geceye karşı sessiz bir meydan okuma içindeydi. O an, ben de onunla birlikte donup kaldım; dışarıdaki fırtınanın içinde kaybolmuş, içimde kopan bir fırtınaya teslim olmuştum.