Kitap hakkında
Sessizlik yavaşça dağılırken, her şey bir anda uyanıverdi. Suya düşen ayın gölgesi, geceyi yarıp geçen bir çığlık gibiydi. Toz toprak savrulurken, bilinmeyen bir koşunun ayak sesleri yaklaştı; ürkek, kesik, ama durdurulamaz. Gecenin karanlığında, var olmadan önce bile titrek bir ses yükseldi – sanki yüzyılın ilk yarısındaki isyan, yıldızların altında donup kalmıştı. Her şey birdenbire hücum etti: bilinçsiz bir uykudan sıyrılan beden, kendine has karanlığıyla birlikte, bilinmeyene doğru savruldu. Ne kaçış vardı ne de duruş. Sadece o an, o ses, o toynakların boğuk yankısı... Ve ardından, sonsuzluğun eşiğinde, her şey yeniden başlıyordu.