Kitap hakkında
Hayat, ödenmemiş bir senet gibi: kimi günler sırtımızda taşıyamayacağımız kadar ağır borçlarla yüklü, kimi günler ise umutla beklediğimiz bir alacak pusulası. Yelkenleri rüzgârda savrulan, dümeni olmayan bir gemi misali, ne yana gideceğini bilmeden ilerler. Korkular, hüzünler, sevinçler... Hepsini sırtlanır, yorulmadan taşır. Tıpkı bir yumağın içinden çıkılmaz düğümleri gibi, çözmeye çalıştıkça daha da karmaşıklaşan bir telaş. Yaşadığımız her an, asla tamamlanamayacak bir öykünün yarım kalmış cümleleri sanki.
Bazen ayaklarımızın altından kayıp giden değerli bir halı gibidir; bazen de kabuğu sert, içi belirsiz bir ceviz. Çürük de olsa, boş da olsa umursamayız, yine de kırarız. Yaşam, gözlerimizi yaşartan bir fırtına, kavuran bir sıcak ya da başımızı döndüren bir meltemdir. Kimi zaman kavurur, kimi zaman savurur; kimi zaman da yüzümüzde tatlı bir gülümseme bırakır. Haksızlık etmeyelim: arada bir mutluluklar.
Bazen ayaklarımızın altından kayıp giden değerli bir halı gibidir; bazen de kabuğu sert, içi belirsiz bir ceviz. Çürük de olsa, boş da olsa umursamayız, yine de kırarız. Yaşam, gözlerimizi yaşartan bir fırtına, kavuran bir sıcak ya da başımızı döndüren bir meltemdir. Kimi zaman kavurur, kimi zaman savurur; kimi zaman da yüzümüzde tatlı bir gülümseme bırakır. Haksızlık etmeyelim: arada bir mutluluklar.