Kitap hakkında
1955 Eylül'ünde İstanbul'un gökyüzüne çöken karanlık, sadece mevsim değişimini değil, bir milletin vicdanında açılan derin yaraları da beraberinde getirir. Ser Cem, *Kazan'da Bir Güz Sancısı*nda, Cumhuriyet tarihinin en sancılı sayfalarından birini, 6-7 Eylül Olayları'nı, insanın insana yaptığı zulmün soğuk yüzüyle yeniden canlandırıyor. Yazar, siyasi hesapların gölgesinde unutulmaya terk edilen hayatları, kırılan umutları ve yarım kalan aşkları, keskin bir gerçekçilikle satırlara döküyor.
O gece, şehrin sokakları bir anda savaş alanına döner. Sirkeci'den Samatya'ya, Fener'den Kumkapı'ya uzanan bir talan dalgası, elinde sopalarla ilerleyen kalabalığın ayak sesleriyle çınlar. Adalar'a kaçışan teknelerde, zorla bindirilen kürekçilerin yürekleri, hem korkunun hem de çaresizliğin ağırlığıyla atar. Marmara'nın suları, bu kez yalnızca dalgalarla değil, gözyaşlarıyla kabarır. Ankara'nın acımasız rüzgârı, çoktan.
O gece, şehrin sokakları bir anda savaş alanına döner. Sirkeci'den Samatya'ya, Fener'den Kumkapı'ya uzanan bir talan dalgası, elinde sopalarla ilerleyen kalabalığın ayak sesleriyle çınlar. Adalar'a kaçışan teknelerde, zorla bindirilen kürekçilerin yürekleri, hem korkunun hem de çaresizliğin ağırlığıyla atar. Marmara'nın suları, bu kez yalnızca dalgalarla değil, gözyaşlarıyla kabarır. Ankara'nın acımasız rüzgârı, çoktan.