Kitap hakkında
Osmanlı'nın kökleri derinlerde atan çınarı, toprak altında sinsice çoğalan kurtçukların tehdidiyle karşı karşıyadır. Parlak, kaygan bedenleriyle yavaş yavaş yükselen bu yaratıklar, ağacın damarlarını kemirerek canına okumaktadır. Sultan Murat, felcin pençesinde kıvranırken, gözleri dışında hiçbir uzvunu kıpırdatamaz; yüreği acıyla sıkışır, çaresizlik içinde çınarın her bir yaprağının dökülüşünü izler. Her düşen yaprakla birlikte bir tebaası daha toprağa düşmekte, üç asırlık görkemli devlet içten içe çürümektedir. Derken, bilinmeyen bir ses fısıldar kulağına: "Üç büyük felaket göreceksin... Bu üç musibeti yaşadıktan sonra halkını kurtaramazsan, dördüncü felaket Osmanlı'yı sonsuza dek yok edecek. Üç musibeti bekle..." Tarihin tozlu sayfalarında yankılanan bu uyarı, çınarın kaderini değiştirebilecek mi?