Kitap hakkında
Dilin kıyısında gezinen, söylenmemiş sözlerin gölgesinde büyüyen bir kitap bu. Sessizliğin içinde kaynayan, dudaklardan dökülmeye ramak kalmış cümleler var burada; bazen ağırbaşlı, bazen sarsıcı, ama her daim doğru zamanda gelen. Kelimeler, tıpkı insanın içindeki fısıltılar gibi, yerli yerinde durmuyorsa tehlikelidir – ya yanlış yere düşer, ya da hiç düşmez. Oysa önemli olan, sözün yükünü taşıyabilmek, zamanlamasını tutturabilmek ve ruhun derinliklerinden süzülüp gelenleri öyle bir biçimde sunabilmektir ki, kulaktan çok kalbe değsin.
Kimi zaman kendimizi aynada görmekten kaçınırız; kusurlarımızla yüzleşmek, içimizdeki boğucu karanlığı fark etmek istemeyiz. Oysa yolculuk oradan başlar. Yorulduğumuzda yükleri paylaşmak, uçurumlara köprüler kurmak, damağımızda kekremsi bir tat bırakan anıları birbirimize anlatmak gerekir. Çünkü yol bitmedi henüz – belki de en güzel manzara daha yeni başlıyor. Suskunluğun.
Kimi zaman kendimizi aynada görmekten kaçınırız; kusurlarımızla yüzleşmek, içimizdeki boğucu karanlığı fark etmek istemeyiz. Oysa yolculuk oradan başlar. Yorulduğumuzda yükleri paylaşmak, uçurumlara köprüler kurmak, damağımızda kekremsi bir tat bırakan anıları birbirimize anlatmak gerekir. Çünkü yol bitmedi henüz – belki de en güzel manzara daha yeni başlıyor. Suskunluğun.