Kitap hakkında
Kemal Kargül’ün yazılarında toplumsal yaralar, geçmişin gölgesinde debelenen bir ruh hali ve modern zamanların açmazları keskin bir dille irdeleniyor. Yüzyılların mirasıyla beslenen kibir, gerçeklerden kaçışın kolaycılığına sığınıp mucizeler beklerken, ayakları yere basmayan bir toplumun trajedisi gözler önüne seriliyor. Adaletin, saygının ve sevginin yerini çıkarların aldığı bir dünyada, insan ilişkileri nasıl da çürümeye yüz tutuyor; borç batağında debelenen, tüketimi bir tutkuya dönüştüren bireyler, birbirine yabancılaşan bir kalabalığa dönüşüyor.
Kültürün dar kalıplara sıkıştırıldığı, sanatın günah sayıldığı, müziğin tek telli sazlarda tıkandığı bir ortamda, estetik ve düşünce nasıl körelir? Ölüyü kutsarken mezar taşlarını unutan, Hacivat ile Karagöz’ü tiyatronun tek temsilcisi sanan bir zihniyet, çağın gerisinde nasıl sürüklenir? Kargül’ün satırları, bu sorulara acımasız bir ayna tutarken, toplumun.
Kültürün dar kalıplara sıkıştırıldığı, sanatın günah sayıldığı, müziğin tek telli sazlarda tıkandığı bir ortamda, estetik ve düşünce nasıl körelir? Ölüyü kutsarken mezar taşlarını unutan, Hacivat ile Karagöz’ü tiyatronun tek temsilcisi sanan bir zihniyet, çağın gerisinde nasıl sürüklenir? Kargül’ün satırları, bu sorulara acımasız bir ayna tutarken, toplumun.