Kitap hakkında
Geçmişin izleri, zamanla kabuk bağlamış yaralar gibi teninde uyuyor artık. Her adımda, taşın sabrını andıran bir ağırlıkla ilerlerken, çölün o derin sessizliği sarmalıyor ruhunu. Bunca yaşanmışlık, bağışlamaya değil, belki de sadece anlamaya dönüşüyor yavaş yavaş. Bedeninden sızan her sözcük, bir akrebin zehrini andıran keskinlikte; acı verse de, içindeki yangını söndürmeye yetmiyor. Duvara yaslanmış, taşın soğukluğuna sığınmış gibi, kendi varlığının sınırlarında dolaşıyor. Ne tamamen vazgeçiş ne de tam bir kabulleniş; sadece, bedeninden taşan bu sessiz çığlıkların peşinde, kendine açılan yollarda kaybolmak...