Kitap hakkında
Seksenli yılların ortasında Bursa’nın eski bir köşesinde, Mahfel’in sessiz duvarları arasında bir araya gelen düşünürler, gen teknolojisinin sınırlarını zorlayan tartışmalara dalar. Aylarca süren bu zihinsel yolculuk, onları Grek mitolojisinin tanrı ve tanrıçalarına dair çarpıcı bir sonuca götürür: Bu figürler, yok olmuş büyük bir uygarlığın gen bilimine hâkim kalıntılarıdır. Anadolu’nun, özellikle de Uludağ’ın, mitlerin gerçek kaynağı olduğuna inanmaya başlarlar. Hititlerden Troya’ya, antik çağın tanrılarından Zeus’a uzanan bir bağ kurarak, geçmişin izlerini sürmek için kolları sıvarlar. Keşiş Dağı olarak da bilinen Uludağ’da, Zeus Kersullos tapınağının kalıntıları arasında dolaşırken, burada düzenlenen görkemli ayinlerin ve kurban törenlerinin izlerini bulurlar. Yazıtlar, farklı coğrafyalardan gelen insanların bu kutsal mekâna akın ettiğini, yılın belirli zamanlarında coşkulu bir bayram havasında bir.