Kitap hakkında
Özdemir İnce’nin *Keskindoreke Fındınfalava* adlı romanı, varoluşun labirentlerinde kaybolmuş bir bilincin izini sürüyor. Kahramanı, kendi içine dönük bir yolculuğa çıkmış gibidir; ne var ki bu yolculuk, dış dünyanın kaosuyla iç içe geçer. Sözcükler, anlamın sınırlarında dans ederken, okuyucu da bir iğne deliğinden geçmeye çalışan iplik misali, metnin kıvrımlarında ilerler. Her cümle, hem bir çıkış hem de yeni bir tuzak sunar. İnce’nin dili, keskin bir bıçak gibi keserken aynı zamanda okşar; okurunu, kendisiyle yüzleşmeye zorlayan bir aynaya dönüşür. Sayfalar ilerledikçe, gerçeklikle kurmaca arasındaki çizgi bulanıklaşır ve geriye sadece sorular kalır: Kimiz, ne kadarını biliyoruz ve aslında neyi arıyoruz?