Kitap hakkında
Kezban ve Memocan, soğuğun içine işlediği bir yalnızlığı anlatıyor. Sanki buz tutmuş bir dünyada, kendi nefesiyle ısınmaya çalışan iki ruhun hikâyesi bu. Kelimeler, donmuş bir gölün yüzeyindeki ince çatlaklar gibi kırılgan; her biri, sessizliğin ortasında bir patlama etkisi yaratıyor. Okyanus Tammis, kısacık sayfalarda büyük bir boşluğu dolduruyor: sevginin, umutsuzluğun, arzunun ve vazgeçişin izlerini sürüyor.
Kahramanlar, adeta birer gölge gibi kayıp gidiyor sayfalar arasında. Kezban’ın içindeki fırtınalar, Memocan’ın suskunluğu ile çarpışıyor. Bir yanda kırılgan bir direnç, diğer yanda pes etmiş bir teslimiyet var. Tammis, bu karşıtlıkları öyle bir dokuyor ki, hikâye bir anlatı olmaktan çıkıp, insanın içine çöken bir hisse dönüşüyor. Sanki her satır, buzların altında gizlenmiş bir çığlık gibi.
Kitap, okuru sessiz bir yolculuğa çıkarıyor; ne çok laf, ne gereksiz süs. Sadece soğuk, yalnızlık ve iki.
Kahramanlar, adeta birer gölge gibi kayıp gidiyor sayfalar arasında. Kezban’ın içindeki fırtınalar, Memocan’ın suskunluğu ile çarpışıyor. Bir yanda kırılgan bir direnç, diğer yanda pes etmiş bir teslimiyet var. Tammis, bu karşıtlıkları öyle bir dokuyor ki, hikâye bir anlatı olmaktan çıkıp, insanın içine çöken bir hisse dönüşüyor. Sanki her satır, buzların altında gizlenmiş bir çığlık gibi.
Kitap, okuru sessiz bir yolculuğa çıkarıyor; ne çok laf, ne gereksiz süs. Sadece soğuk, yalnızlık ve iki.