Kitap hakkında
Dağların sessizliği çöktüğünde, içindeki yaralar taze bir geyiğin ürkek adımları gibi belirir. Dünya, her yerden görünen ama hiçbir yerde tam olarak kavranamayan bir bulanıklık gibidir. İnsan, ağaçların gölgesine sığınarak kendi yalnızlığını seyrederken, sağa sola savrulan düşüncelerini toparlamaya çalışır. Bu kısa ama derinlikli romanda, varoluşun kırılganlığı ve insanın içsel yolculuğu, sade bir dille anlatılıyor. Sözcükler, tıpkı rüzgârda savrulan yapraklar gibi hafif ama etkileyici bir iz bırakıyor. Kısa sayfalarında bile, yaşamın karmaşasını ve dinginliğini aynı anda hissettiren bir eser.