Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKırcaali EfsanesiRafet Ulutürk

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Kırcaali Efsanesi PDF Ekitap İndir

Rafet Ulutürk · Yazar

Unutulan Şehir, Unutulan Bir Millet Demektir ... Kırcaali ... Bu isim, yalnızca bir şehir adı değildir. Bu, toprağın altına gömülmüş bir çığlığın, yüzyıllardır susturulan bir kimliğin, içimize sindirilmiş bir acının yankısıdır. Bu, başında Fatiha'sı eksik bir...

Sayfa
370
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
BULTÜRK
ISBN
9786255627421
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Unutulan Şehir, Unutulan Bir Millet Demektir ... Kırcaali ... Bu isim, yalnızca bir şehir adı değildir. Bu, toprağın altına gömülmüş bir çığlığın, yüzyıllardır susturulan bir kimliğin, içimize sindirilmiş bir acının yankısıdır. Bu, başında Fatiha'sı eksik bir mezardır; kimsesiz bırakılmış bir tarihin taşıdır; adını duyanın kalbinde, unutulanlara karşı duyulan mahcubiyetin ağırlığıdır. Bu, dili yasaklanan annelerin dudaklarında hıçkırıkla karışan bir ninnidir; gecenin sessizliğinde bile duyulabilen bir iç sızlamasıdır. Bu, susturulmaya çalışılsa da milletin kalbinde hâlâ nabız gibi atan bir destandır; nefesi kesilse de ruhu sönmeyen bir direniş adıdır. Kırcaali unutulursa, yalnız bir şehir kaybolmaz ... Bir kimlik kaybolur. Bir hafıza kaybolur. Bir millet kaybolur. Rodoplar'ın Kalbinde Bir Yara: Kırcaali Rodoplar'ın bağrında açılmış, kapanmayan bir yara gibi durur Kırcaali. Burada rüzgâr, yalnızca esmez; geçmişten kalan fısıltıları getirir. Sular yalnızca akmaz; şehitlerin duasını taşır. Ağaçlar yalnızca gölge vermez; kökleriyle unutulan isimleri tutar. Bu şehirde toprağa bastığın her adım, yüz yıllar öncesinden bir ter damlasına, bir iç çekişe, bir secde izine dokunur. Kırcaali bir coğrafya değil; Türk'ün Rumeli'deki son nefesi, son secdesi, son siperidir. Yıkılmış türbelerin gölgesinde hâlâ Ahmed Yesevî'nin nefesi dolaşır. Unutulmuş mezar taşları, yüz yılları aşar, adını hâlâ fısıldar. Bu toprakta her taş, dedenin alnından düşen terle, her ağaç, ninenin içli duasıyla yoğrulmuştur.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗