Kitap hakkında
Gün ortasının yakıcı sıcaklığında, suyun serin sesi çağırıyor insanı. Gölgelerin kısaldığı, güneşin her şeyi altın rengine boyadığı bu vakitte, suya girmek bir kaçış gibi geliyor. Akıntının hafif şırıltısı, teni yalayan ılık rüzgârla birleşince, anın tadını çıkarmak kaçınılmaz oluyor. Sanki zaman duruyor, geriye sadece suyun dansı ve güneşin ışıltısı kalıyor. Bu kısa hikâye, o anın büyüsünü kelimelere döküyor; dinginliği, sıcaklığı ve suyun gizemli çekiciliğini hissettiriyor.