Kitap hakkında
Mahmut Kızılarslan’ın *Kırıntılar*’ı, hayata tutunmanın incecik iplerini örerken düşülen sessiz boşlukları anlatıyor. Sayfalar arasında gezinen kahramanlar, "olmaz" dedikleri şeylerin peşinden giderken aslında ne kadar da yalnızdırlar; "olsun" demek, bazen bir teslimiyet, bazen de direnmenin en kırılgan halidir. Her cümle, bir nefes alıp veriş gibi kısa, ama içindeki yük ağırdır. 111 sayfada toplanan bu öyküler, gündelik hayatın arasına sıkışmış umutları, vazgeçişleri ve "varsın"ların altında yatan hüzünlü kabullenişi didikler. Sözcükler öyle bir yerleşir ki satırlara, okurun elinde tuttuğu kitap değil de, bir avuç kırıntı gibi dağılır. Odessa’dan çıkan bu ince ama derin çalışma, suskunluğun da bir dil olduğunu hatırlatır.