Kitap hakkında
Deva’nın hayatı, o kazadan sonra bir türlü yerine oturmuyordu. Nedensiz gözyaşları, zihnini kemiren belirsizlikler ve uykusunda gezindiği o garip liman... Her gece, çocukluğundan kalma o terk edilmiş sahile, Kırmızı Liman’a geri dönüyordu. Ama bu rüyalar, masum bir anıdan çok, karanlık bir labirentin giriş kapısı gibiydi. Karşısına çıkan yüzler, onu hafızasının en ürkütücü köşelerine sürüklüyor, geçmişin gölgeleriyle boğuşmak zorunda bırakıyordu. Tam bu sisin içinde, beklenmedik bir duygu beliriverdi: aşk. Peki, bu yeni umut, Deva’yı zihninin canavarlarından kurtarabilir miydi? Gerçeklerin peşine düştükçe, hem kendi geçmişinin hem de limanda yaşayan esrarengiz kadının sırlarını açığa çıkarabilecek miydi? Ya da asıl soru şuydu: Bazı gerçekler, insanı özgür kılmak yerine daha derin bir karanlığa mı sürüklüyordu? Korku, gizem ve hüzünle örülü bu yolculuk, aydınlığa giden umutlu bir mücadeleyi anlatıyor.