Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKirveme MektuplarMıgırdiç Margosyan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Kirveme Mektuplar PDF Ekitap İndir

Mıgırdiç Margosyan · Yazar

2003’ten 2006’ya uzanan bir dönemde Türkiye ve dünyada yaşanan olayları kapsayan bu denemelerinde Margosyan, siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmelerin derinliklerinde yatan, çoğu zaman görülmeyen ya da görülmek istenmeyen olguları seriyor gözlerimizin önüne....

Sayfa
304
Kategori
Siyaset
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ARAS YAYINCILIK
ISBN
9786055753221
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Siyaset ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

2003’ten 2006’ya uzanan bir dönemde Türkiye ve dünyada yaşanan olayları kapsayan bu denemelerinde Margosyan, siyasi, toplumsal ve kültürel gelişmelerin derinliklerinde yatan, çoğu zaman görülmeyen ya da görülmek istenmeyen olguları seriyor gözlerimizin önüne. Bunu yaparken, didaktik bir öğreticilikten her zaman uzak durmayı başaran usta yazar, kâh neşeli kâh hüzünlü bir dille, kalemini sorunların tam yüreğine daldırmaktan çekinmiyor. Kirveme Mektuplar’ı okuyanlar, Türkiye’nin çok kritik bir dönemeçten geçtiği ve etkileri bugünkü pek çok gelişmeye de yansıyan yılları başka bir gözle anımsayacak; unuttukları, belki de unutturulan bir dizi olay üzerine bir kez daha düşünme fırsatı bulacaklar. Güneydoğu’da süren savaşın yarattığı toplumsal tahribatın izleri; AB, insan hakları, Anayasa, azınlık hakları, Ermeni “mesele”leri... Hepsi orada. Yaklaşık altmış yıldır bu topraklarda olan biteni takip eden güvenilir bir dostun, deneyimle ve ustalıkla yoğrulmuş kaleminden… İşte Kirvem madem ki hepimiz topyekûn “Türk”tük, öyleyse “yerli malı” kullanmalıydık; ne ki, evdeki hesap çarşıya uymuyordu. Bizlere bütün bir “Yerli Malı Haftası” boyunca sabahtan akşama kadar özellikle yerli malı kullanmamız gerektiğini söyleyen öğretmenlerimiz başta olmak üzere herkes çok daha sağlam, çok daha dayanıklı olan “Avrupa” mallarından vazgeçmiyordu. Nitekim evlerimizde henüz elektriğin esamesi okunmadığı o yıllarda duvarlarımızdaki çivilerden asılı duran “yerli” gaz lambası şişeleri zırt pırt, ikide bir çatlayıp kırıldığında yenisini almak için elimize tutuşturulan on kuruşların ardından analarımızın sıkı sıkıya tembihledikleri “Ula yerli mali almiysa ha! Avrupa olsın…” sözlerini kulaklarımızdan küpe gibi asarak yola koyulurken, bakkallara “Emice bi şüşe istiyem, anam dedi ki ‘Avrupa’ olsın…” tekerlemesiyle satın aldığımız şişeyi kırmadan gerisin geri eve dönmeye çalışırken, genç dimağlarımızda, körpe beyinlerimizde kazınan “çelişki”lerle büyüyüp boy atıyorduk…
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗