Kitap hakkında
Evinden ayrılalı ne kadar zaman geçmişti, bilmiyordu. Kapıyı açarken kafesteki kuşu serbest bıraktı; ne ona ne de sokağa saldığı kediye isim vermişti. Onlar sadece kuş ve kediydi. Ölü balıkları toplayıp çöpe attı; onları kucaklayacak bir deniz yoktu artık. Evi terk ederken geride bırakacak hiçbir şey kalmamıştı sanki. Derin bir nefes aldı, menekşe kokuları tuzlu deniz havasıyla buluştu. Üzerindeki hardal sarısı elbiseyi çıkarıp attı; bu rengi hep sevmişti. Ayakları onu kıyıya doğru sürükledi.
Çocukluğunda dinlediği bir masal geldi aklına: Kaybolan küçük kızın öyküsü. Aslında kız kaybolmamış, denizin derinliklerine saklanmıştı. Yukarıda kimse kalmamıştı. Önce yüzmeyi unutmuş, sonra da denizdeki diğer çocukların hiç büyümediğini, kirlenmediğini görmüştü. Kararını vermişti; orada kalacaktı.
Kendini dalgalara bıraktı. Yüzmedi. Zihninde oyunlar kurdu; derinlerde kaybolurken oynayacağı oyunları düşledi.
Çocukluğunda dinlediği bir masal geldi aklına: Kaybolan küçük kızın öyküsü. Aslında kız kaybolmamış, denizin derinliklerine saklanmıştı. Yukarıda kimse kalmamıştı. Önce yüzmeyi unutmuş, sonra da denizdeki diğer çocukların hiç büyümediğini, kirlenmediğini görmüştü. Kararını vermişti; orada kalacaktı.
Kendini dalgalara bıraktı. Yüzmedi. Zihninde oyunlar kurdu; derinlerde kaybolurken oynayacağı oyunları düşledi.