Kitap hakkında
Tuncer Cücenoğlu’nun *Kızılırmak Kızılırmak-Karakoyun* adlı oyunu, sade görüntüsünün ardında derin bir sorgulama barındırıyor. Altmış dört sayfalık bu metin, kâğıda dökülmüş sözcüklerin ötesinde, bir dönemin seslerini ve suskunluklarını taşıyor. Yasal düzenlemeler gereği, basılı eserlerin çoğaltılması mümkün olsa da, iade veya değişim hakkı bulunmuyor. Bu durum, kitabın fiziksel varlığının yanı sıra taşıdığı anlamın da bir kez daha düşünülmesine yol açıyor. Cücenoğlu’nun kalemi, akıp giden bir nehir misali, okuru kendi akıntısına çekerek farklı kıyılara sürüklüyor.