Kitap hakkında
1914 sonbaharı, savaşın kara bulutlarıyla boğulan bir imparatorluğun son demleriydi. Sarıkamış’ın dondurucu soğuğunda kaybolan umutlar, Erzurum’un sisli yollarında yeniden yeşermeye çalışıyordu. Hemşire Umay, İstanbul’daki konağını geride bırakıp görev aşkıyla yola çıkmıştı; Yüzbaşı Serdar ise ona tutunduğu bir sebep bulmuştu. Acıya, yokluğa ve kaderin acımasız oyunlarına rağmen, elleri birbirine uzandıkça aşkları da direnişe dönüşüyordu. Her adımda umudu tazeleyen, her ayrılıkta yüreği dağlayan bu yolculuk, sonunda kaderin önünde eğilen ama asla pes etmeyen iki insanın hikâyesiydi. Savaşın gölgesinde filizlenen aşk, belki de kaybedilen her şeyin tek tesellisiydi.