Kitap hakkında
Polisiye romanlar, günlük hayatın koşturmacasından sıyrılmanın en etkili yollarından biri. Bir kitabı eline aldığında, sayfalar arasında kaybolmak ve sonunda ya gülümseyerek ya da derin bir iç çekişle kapatmak var ya, işte o anların tadına doyum olmaz. Okumanın asıl amacı, zorlanmak değil, keyif almak değil mi? Bu yüzden, bir yapıtın en önemli yanı, okuyucuya verdiği hazdır – bilimsel eserler bile bu kuralın dışında kalamaz. Yazarların, bu basit gerçeği göz ardı etmemesi gerek.
Polisiyenin sunduğu okuma zevkini başka türlerde bulmak pek kolay değil. Kitap okumayı seven biri, polisiye romanlardan uzak durduğunu söylediğinde, insanın aklı almıyor doğrusu. Mesela Simenon’u okumamış bir edebiyat meraklısını düşünmek bile zor. Komiser Maigret’nin peşine düştüğü olaylar çoğu zaman sıradan görünebilir, ama o sıradanlık içinde Paris’in eski mahalleleri, sisli limanları, yağmurlu sokakları, balıkçıları, hırsızları.
Polisiyenin sunduğu okuma zevkini başka türlerde bulmak pek kolay değil. Kitap okumayı seven biri, polisiye romanlardan uzak durduğunu söylediğinde, insanın aklı almıyor doğrusu. Mesela Simenon’u okumamış bir edebiyat meraklısını düşünmek bile zor. Komiser Maigret’nin peşine düştüğü olaylar çoğu zaman sıradan görünebilir, ama o sıradanlık içinde Paris’in eski mahalleleri, sisli limanları, yağmurlu sokakları, balıkçıları, hırsızları.