Kitap hakkında
Ergin Çiftçi’nin *Korsanlar Seyir Defteri Tutmaz*’ı, okuru kısa ama yoğun bir yolculuğa çıkarıyor. İlk öykü "Vazosunu Kıran Çiçek"le başlayan kitap, yazma eyleminin sancısını ve kurmacanın sınırlarında gezinen bir dünyanın kapılarını aralıyor. "Bulanık Sular"da aşk, insanın varoluşunu derinleştiren bir nehir gibi akarken, "Salyangoz Mevsimi"nde benlik, kendini ele veren bir tutsaklığa dönüşüyor.
"Estella", geçmişin yankılarını geleceğe taşıyan bir çığlık misali, ömrün izlerini sürüyor. "Çakıl Taşları" ise anıların ağırlığı altında ezilen birinin içine kapanışını ve o karanlıkta parıldayan küçük bir ışığı anlatıyor. "Masum Bir Yeni Yıl Kartı"ndan "Kullanılmamış Yaşamlara" uzanan öykülerde, hayatın dokunulmamış yanlarıyla hesaplaşma var. "Küçük Hanım", anlatıcının zihninde delik deşik ettiği bir iplik gibi, parçalanmış yaşamı bir arada tutmaya çalışıyor.
"Devinimsiz Bir Rüzgârgülü"nde özlem, tanıdık.
"Estella", geçmişin yankılarını geleceğe taşıyan bir çığlık misali, ömrün izlerini sürüyor. "Çakıl Taşları" ise anıların ağırlığı altında ezilen birinin içine kapanışını ve o karanlıkta parıldayan küçük bir ışığı anlatıyor. "Masum Bir Yeni Yıl Kartı"ndan "Kullanılmamış Yaşamlara" uzanan öykülerde, hayatın dokunulmamış yanlarıyla hesaplaşma var. "Küçük Hanım", anlatıcının zihninde delik deşik ettiği bir iplik gibi, parçalanmış yaşamı bir arada tutmaya çalışıyor.
"Devinimsiz Bir Rüzgârgülü"nde özlem, tanıdık.