Kitap hakkında
Silbi’ye sorarsan, bilgisizlik bir ceza değil midir? Ne gerçeği anlatacaksın hiçbir şey bilmeyene? Nerede kök salacak bu insanlar, hangi toprağa ait olacaklar? Oysa “hiçbir şey bilmemek” içlerinde bir yerlerde hep kıpırdar. Yaşamları boyunca öğrenmeleri gerekenleri keşfetmeye çalışır, eksikliğiyle didinirler. Güneşin ışığını görürler ama onun sıcaklığının ardındaki anlamı kavrayamaz, aydınlıkta bile karanlığa mahkûm olurlar. Acıyı, nefreti, ölümü tadarlar; en acısı, bu duyguları anlamlandırmaya çalışırken çekilen ıstıraptır. Aşkı, sevgiyi, mutluluğu da yaşarlar elbet, ama bedelini ödemeden değil. Belki de asıl ceza, hiçbir şey bilmeden geçen bir ömürdür...