Kitap hakkında
M. Ali Alkaya’nın kaleminden çıkan bu eser, yarım asırlık gözlemlerin ve titiz bir çalışmanın ürünü. Sayfalarını çevirdikçe, unutulmaya yüz tutmuş bir köyün izlerini sürüyor, kapanan okulların sessizliğinde kaybolan umutları yeniden keşfediyorsunuz. Gereldi’nin tozlu yollarında yürüyor, Goca Fırın’ın sıcaklığında soluklanıyor, Çetlemik’in yamaçlarında durup uzaklara bakıyorsunuz. Taşların, değirmenlerin, dere kenarlarının anlattığı hikâyeler sizi sarıyor.
Balya’nın topraklarına farklı bir gözle bakarken, Demirci İsmail Usta’nın çekicinden çıkan sesler Savaştepe’nin duvarlarında yankılanıyor. Nail Dayı’nın, Goca Halil’in anılarıyla buluşuyor, Yaver’in hastanesinde şaşkınlıkla duraksıyorsunuz. Her satırda, zorluklara rağmen gülümsemeyi elden bırakmayan insanların direncine tanık oluyor, attığınız her adımda bu topraklara gelmenin kıymetini yeniden anlıyorsunuz. Çiftetellinin ritmiyle sarsılan bir köy.
Balya’nın topraklarına farklı bir gözle bakarken, Demirci İsmail Usta’nın çekicinden çıkan sesler Savaştepe’nin duvarlarında yankılanıyor. Nail Dayı’nın, Goca Halil’in anılarıyla buluşuyor, Yaver’in hastanesinde şaşkınlıkla duraksıyorsunuz. Her satırda, zorluklara rağmen gülümsemeyi elden bırakmayan insanların direncine tanık oluyor, attığınız her adımda bu topraklara gelmenin kıymetini yeniden anlıyorsunuz. Çiftetellinin ritmiyle sarsılan bir köy.