Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKozadaki UğultuHalil Tekeş

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Kozadaki Uğultu PDF Ekitap İndir

Halil Tekeş · Yazar

İyinin ve kötünün, şiddetin, yok sayılmanın, korkunun, öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu. Halil Tekeş, yarattığı karakterleri sokaklardan, cami avlularından, bakkal tezgâhlarından, kahvehanelerden, plazalardan...

Sayfa
264
Kategori
Roman
Yayın tarihi
2019-05-10
Yayınevi
İTHAKİ YAYINLARI
ISBN
9786053759447
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Roman ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

İyinin ve kötünün, şiddetin, yok sayılmanın, korkunun, öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu. Halil Tekeş, yarattığı karakterleri sokaklardan, cami avlularından, bakkal tezgâhlarından, kahvehanelerden, plazalardan seçiyor. Yan komşumuzun, iş arkadaşımızın, her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize. Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören, sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen, cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen, komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın, Kalender’in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü. “Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum. Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki, nasıl büyüdüğüm sorulsa, kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim. Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez, her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir. Sanırım her şey, annemin, ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı. Öfkeyle çarpılmış suratıyla, yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan. Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse, içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep. Bu korku, günler geçtikçe oyunlarıma, ödevlerime, arkadaşlıklarıma, hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı. Doğum lekesi gibiydi bendeki korku, yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu.”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗