Kitap hakkında
Krallığını ilan eden bir hasta... Sosyal mesajları kek tariflerine serpiştiren bir dost... Ve aklın sınırlarında dolaşan sahnelerle dolu bir dünya. Bu tiyatro oyunu, travmaların teknolojik bir simülasyonla görselleştirildiği bir merkezle kapılarını seyircisine aralıyor. Her karakter, içimizde bastırdığımız bir tarafı temsil ederken, her diyalog kendi iç savaşımıza bir ayna tutuyor. Sınırların kalktığı, zihnin sahneye dönüştüğü bu oyunda, kahkahalar kadar iç çekişler de alkışlanmayı hak ediyor. Her sahne, hastanın zihninde bastırılmış bir parçanın görünürlük kazandığı yeni bir perdeyi açıyor. Ve her iyileşme, yalnızca hastayı kendi benliğine biraz daha yaklaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda doktorun suretinin ardına gizlenmiş karanlık senaryoyu da, sahnenin ışıkları altında yavaşça görünür kılıyor. Gerçek ile hayalin, mizah ile trajedinin, iyileşme ile manipülasyonun sınırlarının bulanıklaştığı bu metin, izleyeni de oyunun bir parçası yapıyor. Çünkü bazen en çok alkışlanan sahneler, en karmaşık süreçlerden doğar. Bazen bir hasta iyileşirken bir sistem çözülmeye başlar. Ve bazen karmaşasını muzipçe anlatan özgürce yaşar.