Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKristolojiye GirişKutlu Akalın

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Kristolojiye Giriş PDF Ekitap İndir

Kutlu Akalın · Yazar

Bu çalışma, Süryanî Araştırmaları alanında büyük önem taşıyan bir konuya; İsa teolojisinin, yani “kristoloji” meselesinin tarihsel süreçte Süryanî geleneğinde nasıl anlaşıldığı ve yorumlandığı sorusuna cevap vermeyi amaçlamıştır. Mesih'teki tabiatlara ilişkin...

Sayfa
159
Kategori
Din
Yayın tarihi
2018-05-31
Yayınevi
DİVAN KİTAP
ISBN
9786054239788
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Din ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Bu çalışma, Süryanî Araştırmaları alanında büyük önem taşıyan bir konuya; İsa teolojisinin, yani “kristoloji” meselesinin tarihsel süreçte Süryanî geleneğinde nasıl anlaşıldığı ve yorumlandığı sorusuna cevap vermeyi amaçlamıştır. Mesih'teki tabiatlara ilişkin tartışma ve spekülasyonları içeren bir disiplin olarak kristoloji, bütün tarih boyunca, fakat bilhassa Geç Antikçağ'da Hıristiyanlık dünyasında ve Süryanî geleneğinde muhtelif şekillerde tanımlanmıştı ve bu çeşitlilik diğer bazı sebeplerle birlikte Süryanî cemaat ve kilisesinin bölünmesine yol açmıştı. Bilimsel bir disiplin olarak “kristoloji” Türkiye'de henüz çalışılmaya başlanmış bir alandır. Buna karşın, batı dünyasında bu alanda yürütülen çalışmalar bugün artık yeni bir evreye girmiştir. Ne var ki, Hıristiyanlık dünyasında farklı kilise merkezleri arasındaki bilindik “sapkınlık” suçlamaları çerçevesinde bazı Süryanî kiliselerinin isimlendirilmesine yönelik yanlışlıklar da hali hazırda sürmektedir. Bu bağlamda, hâlâ birçok modern araştırmada örneğin Süryanî (Kadim) Ortodoks Kilisesi mensupları için “Monofizit” tabirinin, Doğu Kilisesi mensupları için ise “Nesturî” tanımlamasının yapıldığı görülmektedir. Geç Antikçağ'da Hıristiyanlar arasında süregiden “sapkınlık” suçlamalarının ve “ötekileştirme” arayışlarının yansıması olan bu gibi tanımlamaların bilimsel açıdan yanlış olduğu ve artık değiştirilmesi gerektiği son dönemde yapılan araştırmalarla ortaya konulmaktadır. Nitekim elinizdeki bu çalışma, bu meseleye ilişkin olarak yakın zamanlarda vücut bulan bazı yeni paradigmaları da Türkçe okuyucularına aktarma amacı taşımaktadır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗