Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKuğular Ölürken Şarkı SöylemezTurgut Toygar

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Kuğular Ölürken Şarkı Söylemez PDF Ekitap İndir

Turgut Toygar · Yazar

Turgut Toygar, şiirinden söz açmak isteyenin elinden ‘tuhaf’ sözcüğü tutar; ‘tuhaf’ın her türlü hâlini, çiçekleri, hasreti, aşkı, merhameti dolaşan duygusunu yaşatır bize şair. Gördüğünü ve duyduğunu aracısız bir dille, yaşamışlığın diliyle söyler. Şiirleri, ‘...

Sayfa
136
Kategori
Edebiyat
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ARTSHOP YAYINCILIK
ISBN
9786055102319
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Edebiyat ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Turgut Toygar, şiirinden söz açmak isteyenin elinden ‘tuhaf’ sözcüğü tutar; ‘tuhaf’ın her türlü hâlini, çiçekleri, hasreti, aşkı, merhameti dolaşan duygusunu yaşatır bize şair. Gördüğünü ve duyduğunu aracısız bir dille, yaşamışlığın diliyle söyler. Şiirleri, ‘yapılmamıştır’; sentetik ve kuru değildir; söylenmiştir. İçten ve kederli bir iklime sokar bizi yazdıkları. Kendi üzerine çökmüş siyah hikâyeden, bronzlaşmış bir ses eşliğinde- evet, bronzlaşmış- kalıcı dizeler taşır şiir antolojimize. Şiirlerinde; dar geçitleri, cephanelikleri, yarım kalmış şarkıları kendi hayatına uygun bir ahenkle ortaya koyan şairin varlığı bu ülkede ‘kayıt dışı’ tutulmuş bir hacmin de sözcülüğünü yapar. Onda, kendinden önce gelmişlerin söylerken unuttuğu boşlukları alçak sesle dolduran bir hürmet; gelecek olanları başkaldırıyla eve davet eden bir ayaklanış, aynı anda işleyip durur. Dinleyen ve susan, bilen ve konuşmayan köhne bir abdal diyelim ona. Aynı anda sıktığımız yumruklardan geriye kalan şiir oldu. Yazdıkları bize, ‘yazmadıklarımızı’ getirdi; sustukları bize, fazladan konuştuklarımızı hatırlattı. Bir görgü mü? Evet, bir şiir görgüsü almıştır, kendi kuytusunda sesiyle bulunmuş hatıralar eşliğinde. Şiir ona, ‘gelen’ bir şey oldu; ‘ gitmedi’ hiç düz yazıya. Kendi öznel tarihini toplumsal olanla birleştiren birinin yaraları olarak da okunabilir bu kitap. Temel iddiası, ‘iddiasız’ olmasıydı. Şiirin, çokça susmak, derinleşmek ve dalgın kalmak olduğunu erken yaşlarda fark etti. ‘taşımak için çok ağır’ bir hayatın kara bir su gibi dizelere dökülüşünün güzel örnekleriyle tanıştırdı bizi. Şiirle yakalandı; piyasa ilişkilerine yüz vermedi; şiirin içinden kendine baktı, ‘bu da geçer ya hû’ dedi. Turgut Toygar bize, ‘Kuğular Ölürken Şarkı Söylemez’ adlı bu son kitabında ölümle aşkın iç içe oturduğu, iki ucu da keskin bir zamanı söyledi. Şeref Bilsel
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗