Kitap hakkında
Reşat Coşkun’un *Küheylan*’ı, karanlık bir şehirden kaçışın ve umutsuz bekleyişin şiirsel bir anlatısı. Gecenin koyu sessizliğinde, acıların gölgesine yaslanarak, yaraları gözyaşlarıyla yıkamak için yola çıkan iki yalnız ruh… Gündüzün yasakladığı yollar, ancak karanlıkta açılır onlara. Gelmeyecek yarınlara umut bağlamanın beyhudeliği, düşlerin pusuda beklediği bir hayatın gerçekliğiyle yüzleşirler. Ömrün, soysuz bir vaktin zifiri karanlığına denk gelmesi, Yusuf’un zindanındaki yalnızlık kadar kutlu mudur? Belki de varoluş, Üç Kümbetler’in yalnız dördüncü kulesi kadar somut ve kaçınılmazdır.
Küheylan, sırtında hayatın ağır yükünü taşırken, anlatıcının yüreğinde çilenin izleri derinleşir. Suskunluk, acıların en gerçek ifadesidir artık. Bu kitap, kaçışın değil, karanlıkta yürümenin hikâyesini fısıldar.
Küheylan, sırtında hayatın ağır yükünü taşırken, anlatıcının yüreğinde çilenin izleri derinleşir. Suskunluk, acıların en gerçek ifadesidir artık. Bu kitap, kaçışın değil, karanlıkta yürümenin hikâyesini fısıldar.