Kitap hakkında
Suriye’nin tozlu sokaklarında geçen bu hikâye, savaşın gölgesinde büyümek zorunda kalan bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Küçük yaşına rağmen hayatı anlamlandırmaya çalışan kahramanımız, her gün biraz daha kaybolan umutlarla, yıkılan evlerin arasında dolaşıyor. Bombaların sesi, suskunluğun içinde yankılanırken, o hâlâ kumdan kaleler kurup düşler görüyor. Savaşın acımasız yüzüyle çocukluğun masumiyeti arasındaki ince çizgide, hayatta kalmanın mücadelesi veriliyor.
Sade ama etkileyici bir dille yazılan bu roman, insanın içine işleyen bir gerçekliği gözler önüne seriyor. Yazar, olayları abartmadan, duyguları zorlamadan aktarıyor; okuyucuya ise geriye düşünüp sorgulamak kalıyor. Her sayfada hissedilen o derin sessizlik, savaşın bıraktığı izleri daha da ağırlaştırıyor. Bir çocuğun dünyasından yansıyan bu öykü, unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor.
Sade ama etkileyici bir dille yazılan bu roman, insanın içine işleyen bir gerçekliği gözler önüne seriyor. Yazar, olayları abartmadan, duyguları zorlamadan aktarıyor; okuyucuya ise geriye düşünüp sorgulamak kalıyor. Her sayfada hissedilen o derin sessizlik, savaşın bıraktığı izleri daha da ağırlaştırıyor. Bir çocuğun dünyasından yansıyan bu öykü, unutulmaz bir okuma deneyimi sunuyor.