Kitap hakkında
19. yüzyıl Rusya'sının çalkantılı ruhunu Dostoyevski kadar derinden yansıtan az yazar vardır. Onun satırlarında gerçeklik, bazen bir kâbusun sınırlarında gezinen bir hayal gibi belirir; yazarın "dehşet" diye adlandırdığı bu anlar, aslında insan doğasının en çıplak halleridir. Romanları, varoluşun sancılarını, ahlaki ikilemleri ve insanın içindeki karanlığı cesurca didikler. *Kumarbaz*, bu gerilimli dünyanın bir parçası olarak karşımıza çıkar: genç bir öğretmenin, tutkulu bir aşkın ve kumarın çekim alanında kayboluşunun hikâyesi. Para, iktidar ve arzu arasında sıkışan karakterler, zaaflarının esiri olurken, Dostoyevski'nin keskin gözlemleriyle birer ayna gibi önümüze serilir. Gurur, aşağılanma ve kurtuluş arayışı, yazarın kaleminde öylesine canlıdır ki, sayfalar arasında dolaşan her satır, insanın kendi iç hesaplaşmasını hatırlatır. Dostoyevski, burada da karakterlerini acımasız bir dürüstlükle konuşturur;.