Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRKüresel Ekonomik Kriz ve Yeni Dünya DüzeniDr. Ramazan Kurtoğlu

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Küresel Ekonomik Kriz ve Yeni Dünya Düzeni PDF Ekitap İndir

Dr. Ramazan Kurtoğlu · Yazar

Muammalara birebir cevaplar bulmak yerine Yeni Dünya Düzeni projesinin judeo-Hristiyan teolojisine, siyaset felsefesine ve ekonomi politikasına bir bütün olarak bakmak, Waterloo Savaşı (1813-1815) ile başlayan ve Eylül 2008’e kadar devam eden bir finansal “suc...

Sayfa
289
Kategori
Siyaset
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
SİNEMİS YAYINLARI
ISBN
9786054566020
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Siyaset ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Muammalara birebir cevaplar bulmak yerine Yeni Dünya Düzeni projesinin judeo-Hristiyan teolojisine, siyaset felsefesine ve ekonomi politikasına bir bütün olarak bakmak, Waterloo Savaşı (1813-1815) ile başlayan ve Eylül 2008’e kadar devam eden bir finansal “success story”yi tam olarak anlamak gerekir. Türkiye, Osmanlı liberalizmi (1838-1914) ile Cumhuriyet döneminde (1946-2010) küresel finans sisteminin “düşük kur-yüksek faiz” lobisi sayesinde kontrol altında tuttuğu “eksen ülke”lerden biridir… Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarında yaptığım çeyrek asırlık orta ve üst düzey finans yöneticiliğinde öğrendiğim iki temel unsur: 1- Ekonomik ve finansal operasyonlarda “tesadüf” diye bir şey asla mümkün değildir. 2- Oligarşi asla açık delik bırakmaz. En azından finans elitizminin 200 yıllık “sagasini” böyle. Bugün şöyle bir resimle karşılaşıyoruz. Ülkeler ne kadar varlıklı ve etkin olurlarsa olsunlar Yeni Dünya Düzeni “kurumları” dışında bir yol izlemeye koyulurlarsa “paryalaştırılmaktadır.” Şöyle de denilebilir; ya Hannah Arendt’in tarifine uygun olarak bir statüyü seçeceksin, “bilinçli parya” olup bir azınlık /elit geleneğine tabi olacaksın, ya da “marjinal” olmayı kabullenip “paryalaştırılanlar”dan olacaksın. Çünkü Kafka’nın işaret ettiği, kişisel hakların tanınması yalnızca ferdin/tek başına hareket eden milletlerin gayreti ve gücüyle gerçekleşmez. Bu sebeple Arendt bir cemaate, bir halka mensup olmayı ve o mensubiyetin içinden diğer bir grup ya da millet ya da cemaatlerle yan yana olmayı uygun bulur. Elbette parya geleneği bir azınlık geleneğidir. Aksi yolu seçenler üzerine “mania”lar gönderilir.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗