Kitap hakkında
Tuba Özkur Aksu, mühendislik disiplininin keskin mantığıyla örülü zihnini edebiyatın sınırsız dünyasına çeviriyor. Gündelik hayatın arka sokaklarında saklı olanı, söylenmemişi, görünenin ardındaki gizemi yakalıyor. Bir dilencinin muzlu sütü, Einstein’ın denklemleriyle buluşurken; odadaki timsah, koltuktaki kedi ya da karşıdaki heykel, zamanın ve mekanın ötesine geçiveriyor. Akıl almaz sırlar, aşkın ve inancın zaferiyle dans ediyor bu sayfalarda.
Ruh göçen kızlar, güvercinlerin dilini çözen kadınlar, kına rengi gözlü adamlar... Hepsi, rüya ile gerçek arasında kaybolan o tekinsiz anlarda hayat buluyor. Yazar, yaşamın her zerresini aynanın arka yüzünden okurken, ölümün sessizliği, kahkahanın coşkusu, korkunun ürpertisi ve zaferin heyecanı iç içe geçiyor. *Kurşuni Renkler*, adeta bir renk cümbüşüne dönüşüyor; gri tonların ardında saklı gökkuşağını ortaya çıkarıyor. Okuyucu, bu öykülerle birlikte yarı karanlık.
Ruh göçen kızlar, güvercinlerin dilini çözen kadınlar, kına rengi gözlü adamlar... Hepsi, rüya ile gerçek arasında kaybolan o tekinsiz anlarda hayat buluyor. Yazar, yaşamın her zerresini aynanın arka yüzünden okurken, ölümün sessizliği, kahkahanın coşkusu, korkunun ürpertisi ve zaferin heyecanı iç içe geçiyor. *Kurşuni Renkler*, adeta bir renk cümbüşüne dönüşüyor; gri tonların ardında saklı gökkuşağını ortaya çıkarıyor. Okuyucu, bu öykülerle birlikte yarı karanlık.